nesrinsonmez.com

nesrinsonmez.com > Blog > Diş Estetiği > Koruyucu Diş Hekimliği: Çürüksüz Diş İçin Temel Adımlar

Son güncelleme: 21 Eylül 2026

Muayenehanemize gelen hastaların büyük bölümü randevu almaya ağrı başladıktan sonra karar veriyor. Oysa bir dişin ağrımaya başladığı an, çürüğün başladığı an değil; çoğu zaman aylar önce sessizce başlamış bir sürecin ileri noktası. Mine yüzeyinde henüz boşluk oluşmamışken fark edilen bir mineral kaybı ile dolgu, kanal ya da kaplama gerektiren bir tablo arasındaki fark, çoğunlukla birkaç kontrol randevusu kadar. Koruyucu diş hekimliği tam olarak bu farkı yönetme işi.

Bizi Google’da tercih edilen kaynak yapınYeni yazılarımız aramalarınızda öne çıksınEkle

Biz koruyucu yaklaşımı “temizlik yaptırmaya gelmek” gibi tek bir işlemden ibaret görmüyoruz. Kişinin tükürük yapısı, beslenme sıklığı, kullandığı ilaçlar, gece diş sıkma alışkanlığı, ağzındaki eski dolguların durumu, hatta işinde su içmeye ne kadar zaman bulabildiği bile çürük riskini belirleyen değişkenler arasında. Bu yazıda çürüğün nasıl başladığını, hangi aşamada durdurulabildiğini ve evde ile muayenehanede hangi adımların gerçekten fark yarattığını, prostodonti pratiğinde her gün karşılaştığımız örneklerle anlattık.

Özetle: Koruyucu diş hekimliği, çürük ve diş eti hastalığını oluştuktan sonra onarmak yerine oluşmadan önce durdurmayı hedefleyen yaklaşımdır. Temeli üç ayak üzerine kurulu: kişiye özel risk değerlendirmesi, evde doğru uygulanan günlük bakım ve düzenli klinik kontroller. Mine yüzeyinde başlayan erken lezyonlar, henüz boşluk oluşmadan florür ve alışkanlık değişiklikleriyle durdurulabilir. Boşluk oluştuğunda ise dokuyu geri getirmek mümkün olmaz; o noktadan sonra restoratif işlemler devreye girer.

Koruyucu diş hekimliği nedir, klasik yaklaşımdan farkı ne?

Kısa cevap: Koruyucu diş hekimliği, hasarı onarmak yerine hasarın oluşmasını engellemeye odaklanan, kişinin risk profiline göre planlanan bir bakım modelidir. Klasik “şikayet gelirse müdahale” düzeninden farkı, sorunun tarifi yapılmadan önce devreye girmesi.

Uzun yıllar diş hekimliği büyük ölçüde onarım üzerine kuruluydu: çürük varsa temizlenir, boşluk dolgu ile kapatılır, doku çok kaybedilmişse kaplama ya da protez planlanır. Bu işlemler hâlâ mesleğin merkezinde ama tek başına yeterli olmadıklarını sahada görüyoruz. Çünkü her dolgu, dişten bir miktar sağlam doku alınması anlamına gelir ve her restorasyonun bir ömrü vardır. Yirmi yaşında yapılan ilk dolgu, kırk yaşında daha büyük bir dolguya, altmış yaşında kaplamaya dönüşebilir. Bu zincire “restorasyon döngüsü” diyoruz ve koruyucu yaklaşımın asıl amacı bu döngüyü mümkün olduğunca geciktirmek, ideal olarak hiç başlatmamak.

Pratikte bu şu anlama geliyor: muayenede sadece “çürük var mı yok mu” diye bakmıyoruz. Diş eti kanaması olan bölgeler, mine yüzeyindeki beyaz mat lekeler, tükürüğün kıvamı, dilin ve yanağın nemliliği, eski dolguların kenar uyumu, aşınma izleri hepsi kayda giriyor. Bu bulgulara göre kişi düşük, orta ya da yüksek riskli olarak sınıflanıyor ve kontrol sıklığı da buna göre belirleniyor. Herkese aynı altı ay demek, pratik ama isabetli değil.

Koruyucu Diş Hekimliği: Çürüksüz Diş İçin Temel Adımlar

Çürük nasıl başlar ve hangi aşamada durdurulabilir?

Kısa cevap: Çürük, ağızdaki bakteri plağının şeker ve nişastayı asit ürünlerine çevirmesiyle başlayan bir mineral kaybı sürecidir; mine yüzeyinde henüz boşluk oluşmamışsa durdurulabilir, boşluk oluştuysa geri döndürülemez.

Ağızda sürekli bir denge var. Her öğünden sonra plak bakterileri asit üretir, ortam asitlenir ve mineden kalsiyum ile fosfat iyonları çözünmeye başlar. Sonrasında tükürük devreye girer, asidi tamponlar ve kaybedilen mineralleri yüzeye geri taşır. Buna demineralizasyon ve remineralizasyon döngüsü diyoruz. Sağlıklı bir ağızda bu iki taraf birbirini dengeler. Denge asit tarafına kalıcı olarak kaydığında, yani gün içinde ağız çok sık ve çok uzun süre asidik kalıyorsa, mineral kaybı birikir.

Bu birikimin ilk görünür işareti çoğu zaman diş eti kenarında ya da azı dişlerinin çiğneme yüzeyindeki oluklarda beliren mat, tebeşir beyazı lekelerdir. Bu aşamada diş yüzeyi hâlâ bütündür; sonda ile takıldığında boşluk hissi yoktur. Erken lezyon dediğimiz bu tablo, florür uygulaması, plak kontrolünün düzeltilmesi ve şeker alım sıklığının azaltılmasıyla durdurulabilir, hatta yüzey yeniden sertleşebilir. Bir sonraki aşamada mine yapısı çöker ve gerçek bir kavite oluşur. O noktadan sonra dokunun kendi kendine onarılması beklenemez.

Çürük aşamaları ve klinik yaklaşım
AşamaAğızdaki görünümHasta ne fark ederYaklaşım
Erken mineral kaybıMat, tebeşir beyazı leke; yüzey bütünGenellikle hiçbir şeyFlorür, plak kontrolü, beslenme sıklığının düzenlenmesi; takip
Mine içi kaviteYüzeyde küçük boşluk, renklenmeBazen ipin takılması, hafif hassasiyetSınırlı doku kaybıyla dolgu; alışkanlık düzenlemesi sürer
Dentine ulaşan çürükBelirgin kavite, yumuşamış dokuTatlı ve soğukla batma, yiyecek birikmesiÇürüğün temizlenmesi ve restorasyon
Pulpaya yakın ilerlemiş çürükGeniş kavite, kırık kenarlarZonklama, geceleri artan ağrı, çiğnemede rahatsızlıkHekim değerlendirmesiyle ileri işlem; şikayet artarsa vakit kaybetmeden başvurulmalı

Tablodaki geçişlerin süresi kişiye göre değişir. Tükürük akışı iyi, plak kontrolü düzenli birinde erken lezyon yıllarca yerinde durabilir. Ağız kuruluğu olan ya da gün boyu şekerli içecek yudumlayan birinde aynı lezyon aylar içinde kaviteye dönüşebilir. Bu yüzden “kaç ayda ilerler” sorusuna tek bir sayı vermiyoruz.

Evde hangi alışkanlıklar çürük riskini gerçekten azaltır?

Kısa cevap: Günde iki kez florürlü macunla yapılan doğru fırçalama, diş aralarının temizlenmesi ve gün içinde şekerli ara öğün sayısının azaltılması, evde uygulanabilen en etkili üç adımdır.

Fırçalamada en sık gördüğümüz eksik, süre ve teknik değil; bölge atlamak. Çoğu kişi sağ elini kullanıyorsa sol arka bölgeyi, sol elini kullanıyorsa sağ arka bölgeyi eksik fırçalar. İkinci sık hata, alt ön dişlerin dil tarafını atlamak. Kontrolde tartar birikiminin nerede yoğunlaştığına bakarak hastanın hangi bölgeyi atladığını çoğu zaman söyleyebiliyoruz. Bunu bir eleştiri olarak değil, kişiye özel bir uyarlama fırsatı olarak kullanıyoruz.

Diş arası temizliği ise koruyucu bakımın en çok ihmal edilen ayağı. Fırça, dişlerin birbirine komşu olduğu yüzeylere ulaşamaz ve çürükler tam olarak orada, gözle görülmeyen bölgede başlar. Diş ipi, arayüz fırçası ya da hekimin önerdiği başka bir yardımcı, ağız yapısına göre seçilmeli. Aralıkları geniş olan birine ip önerip bırakmak da, dar aralıklı birine kalın arayüz fırçası vermek de işe yaramaz.

Üçüncü başlık macunun içeriği. Florür, mine yüzeyinin asit ataklarına daha dirençli hale gelmesine yardımcı olur ve erken lezyonların yeniden mineralleşmesini destekler. Fırçalama sonrası ağzı bol suyla çalkalamak, yüzeyde kalması beklenen florürün büyük bölümünü uzaklaştırır; bu yüzden hastalarımıza fazla macunu tükürüp bol çalkalamamayı öneriyoruz. Ağız kuruluğu, hassasiyet ya da yüksek çürük riski varsa hekiminiz farklı bir konsantrasyon veya ek ürün önerebilir. Ağzınızda süregelen bir yanma, kuruluk ya da tat değişikliği varsa kendi başınıza ürün denemek yerine hekiminize danışın.

Muayenehanede hangi koruyucu uygulamalar yapılıyor?

Kısa cevap: Detartraj ve profesyonel temizlik, florür uygulaması, derin oluklar için fissür örtücüler, erken lezyonların takibi ve gerektiğinde düşük dozlu radyografik kontrol koruyucu programın klinik ayağını oluşturur.

Profesyonel temizlik, evde ulaşılamayan sertleşmiş plağı, yani tartarı uzaklaştırır. Tartarın kendisi doğrudan çürük yapmaz ama yüzeyi pürüzlüdür ve yeni plağın tutunması için zemin hazırlar; diş eti iltihabının da başlıca tetikleyicisidir. Diş eti kanayan bir ağızda hasta fırçalarken acı duyduğu için o bölgeden kaçınır, plak daha da birikir ve kısır döngü kurulur. Bu döngüyü kırmak koruyucu planın ilk adımı oluyor.

Fissür örtücüler özellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde, azı dişlerinin derin oluklarını akışkan bir malzemeyle kapatarak plağın oraya yerleşmesini engeller. Erişkinlerde ise en sık başvurduğumuz uygulama, yüksek riskli bölgelere yapılan florür vernik veya jel uygulaması ve erken lezyonların fotoğrafla, gerektiğinde radyografiyle belgelenip belirli aralıklarla karşılaştırılması. Bir lekenin durup durmadığını ancak aynı bölgenin zaman içindeki kayıtlarını yan yana koyarak anlayabiliriz.

Koruyucu program bir de mevcut restorasyonların denetimini içerir. Eski bir dolgunun kenarında oluşan mikro açıklık, gözle fark edilmeden altına çürük alabilir. Kaplama planlanan hastalarımıza süreç öncesinde bu konuyu ayrıntılı anlatıyoruz; diş kaplaması öncesinde bilinmesi gerekenler arasında kenar uyumunun ve sonrasındaki bakım disiplininin ne kadar belirleyici olduğu ilk sıralarda geliyor.

Beslenme çürük riskini nasıl etkiliyor, miktar mı sıklık mı önemli?

Kısa cevap: Çürük riskini belirleyen esas etken tüketilen şekerin toplam miktarı değil, ağzın gün içinde kaç kez ve ne kadar süre asidik kaldığıdır; yani sıklık.

Bunu hastalarımıza anlatırken şu karşılaştırmayı kullanıyoruz: bir fincan kahvenin yanında tek seferde yenen üç bisküvi ile, aynı üç bisküvinin sabahtan akşama üç ayrı zamanda yenmesi ağız için aynı şey değil. İlk durumda tek bir asit atağı olur ve tükürük toparlanmak için saatler bulur. İkinci durumda üç ayrı atak, üç ayrı toparlanma süreci gerekir ve mine daha uzun süre asidik ortamda kalır. Aynı mantık şekerli kahveyi masada iki saat boyunca yudumlamak için de geçerli; bu, ağız açısından tek bir tatlıdan daha zorlayıcı olabilir.

Asitli içecekler ayrı bir başlık. Gazlı içecekler, limonlu sular, bazı enerji ve spor içecekleri şeker içermeseler bile pH değerleri düşüktür ve mine yüzeyini doğrudan aşındırabilir. Bu tür bir içecekten hemen sonra dişleri fırçalamak, yumuşamış mineye mekanik baskı uygulamak anlamına gelir; suyla çalkalayıp bir süre beklemek daha mantıklı. Öğün aralarında su içmek, tükürük akışını desteklediği için sade ama etkili bir alışkanlık.

Beslenme düzeni sadece çürük değil, renklenme açısından da belirleyicidir. Çay, kahve ve kırmızı şarap gibi içecekler zamanla yüzey renklenmesi bırakır. Renk konusundan rahatsız olan hastalarımızla bu noktada beklentiyi netleştirmeyi tercih ediyoruz; diş beyazlatma mı kaplama mı sorusunun cevabı, renklenmenin yüzeysel mi yapısal mı olduğuna ve mevcut dişlerin sağlamlığına göre değişiyor.

Çocuklarda koruyucu diş hekimliği yetişkinlerden nasıl farklı?

Kısa cevap: Çocuklarda hedef sadece mevcut dişleri korumak değil, alışkanlıkları yerleşmeden şekillendirmek ve kalıcı dişleri henüz sürerken korumaya almaktır.

Süt dişlerinin minesi kalıcı dişlere göre daha ince, oluk yapıları daha derindir. Bu yüzden çürük hem daha hızlı ilerler hem de daha erken yaşta pulpaya yaklaşabilir. Ailelerin sık yanıldığı nokta, süt dişinin “nasılsa düşecek” düşüncesiyle takip edilmemesi. Oysa erken kaybedilen bir süt azısı, arkadan gelen kalıcı dişin yer bulmasını zorlaştırabilir ve ileride ortodontik ihtiyaç doğurabilir.

Bir diğer kritik dönem, altı yaş azılarının sürdüğü zaman aralığı. Bu dişler ağzın en arkasında, çocuğun fırçasının en zor ulaştığı bölgede sürer ve çiğneme yüzeyleri derin oluklarla doludur. Sürdükten kısa süre sonra yapılan fissür örtücü uygulaması bu bölgeyi korumaya yardımcı olabilir. Ailelere ayrıca gece yatmadan önce fırçalamanın neden diğer fırçalamadan daha kritik olduğunu anlatıyoruz: uykuda tükürük akışı azalır, dolayısıyla koruyucu tampon etkisi düşer.

Çocuğunuzun bir dişi kırıldıysa, süregelen bir ağrısı ya da yüzünde şişlik varsa evde ağrı kesiciyle idare etmeye çalışmak yerine hekime başvurmanız gerekir. Şişlik ve ateş birlikteyse bu, beklemeye uygun bir tablo değildir.

Diş sıkma, ağız kuruluğu ve reflü koruyucu planı nasıl değiştirir?

Kısa cevap: Bu üç etken mineyi mekanik ya da kimyasal olarak zorladığı için koruyucu planı yoğunlaştırmayı, kontrol aralığını kısaltmayı ve altta yatan nedeni de ele almayı gerektirir.

Gece diş sıkma ve gıcırdatma, mine yüzeyinde düzleşme, kenarlarda mikro çatlaklar ve dolgu kenarlarında kırılmalarla kendini gösterir. Aşınmış bir yüzeyde plak daha kolay tutunur, hassasiyet artar ve hasta fırçalamaktan çekinmeye başlar. Muayenehanemizde aşınma bulgusu gördüğümüzde konuyu tek başına bir diş problemi olarak değil, çiğneme sisteminin bütünü olarak değerlendiriyoruz; bruksizmin etkileri ve çözüm yolları bu yüzden koruyucu programın ayrılmaz parçası. Sabah uyandığınızda çene kaslarınızda yorgunluk, şakak bölgesinde ağrı ya da açarken kilitlenme hissi varsa bunu kontrolde mutlaka söyleyin.

Ağız kuruluğu ise sessiz bir risk faktörü. Bazı tansiyon, alerji, antidepresan ve idrar söktürücü ilaçlar tükürük akışını azaltabilir; menopoz dönemi, bazı sistemik hastalıklar ve ağızdan solunum da benzer etki yapar. Tükürük azalınca asidi tamponlayan ve mineral taşıyan mekanizma zayıflar, çürük hızlanır. Bu hastalarda kontrol aralığını kısaltıyor, su tüketimini ve gerektiğinde hekim önerisiyle nemlendirici ürünleri planın içine alıyoruz. Kullandığınız ilaçların listesini muayeneye getirmeniz, bu değerlendirmeyi çok kolaylaştırır.

Mide asidinin yemek borusuna kaçtığı durumlarda ise aşınma tipik olarak üst arka dişlerin damak yüzeyinde başlar; hasta çoğu zaman farkında olmaz. Böyle bir bulgu gördüğümüzde ilgili hekime yönlendirme yapıyoruz, çünkü ağızdaki bulguyu yönetmek altta yatan nedeni ele almadan kalıcı olmaz. Yanma, ekşime ya da boğazda takılma hissi süregeliyorsa bunu diş hekimi kontrolünden bağımsız olarak hekiminize aktarın.

Kaplama, köprü veya implant varsa koruma nasıl planlanıyor?

Kısa cevap: Restorasyon bulunan ağızda çürük riski ortadan kalkmaz, sadece yer değiştirir; kritik bölge restorasyonun diş ile birleştiği kenar hattı ve implant çevresindeki diş eti olur.

Protetik işlerin uzun ömürlü olması, malzeme kalitesi kadar sonrasındaki bakım disiplinine bağlı. Kaplamanın kenarı ile diş arasındaki hat, plağın en kolay tutunduğu ve gözle en zor denetlenen bölge. Köprü altındaki boşluk ise standart bir diş ipiyle temizlenemez; süper floss ya da arayüz fırçası gibi araçlar gerekir ve bunların kullanımını hastaya bizzat göstermeden bırakmıyoruz.

İmplantlarda tablo biraz farklı: implantın kendisi çürümez ama çevresindeki yumuşak doku ve kemik iltihaba açıktır. Plak kontrolü zayıfladığında diş eti kanamasıyla başlayan süreç, ilerlediğinde kemik desteğini etkileyebilir. Bu yüzden implant taşıyan hastalarımızda kontrol aralığı, hiç restorasyonu olmayan bir kişiye göre genelde daha sık planlanır. Eksik diş nedeniyle henüz karar aşamasındaysanız, diş eksikliğinde tedavi seçenekleri arasındaki farkları bakım gereklilikleriyle birlikte değerlendirmenizi öneriyoruz; her seçeneğin günlük temizlik yükü aynı değil.

Estetik beklentisi olan hastalarda planlamayı görsel olarak konuşmak da işi kolaylaştırıyor. dijital gülüş tasarımı sürecinde hangi dişe ne kadar dokunulacağını önceden görmek, gereksiz doku kaybını azaltacak kararlar almayı destekliyor; koruyucu düşünmenin estetik planlamadaki karşılığı da bu.

Ne sıklıkla kontrole gelinmeli ve muayenede neye bakılıyor?

Kısa cevap: Kontrol sıklığı herkes için sabit değildir; düşük riskli bir kişide altı ile on iki ay arası yeterli olabilirken, yüksek riskli bir kişide üç ile dört aylık aralıklar tercih edilir.

Aşağıdaki tablo, muayenehanemizde risk değerlendirmesi sonrasında hastalarımızla paylaştığımız çerçevenin sade bir özeti. Kişisel planınız muayene bulgularına göre bundan farklı olabilir.

Risk düzeyine göre koruyucu bakım çerçevesi
Risk düzeyiTipik bulgularKontrol aralığıÖne çıkan koruyucu adımlar
DüşükYeni çürük yok, diş eti kanaması yok, tükürük akışı normal6-12 ayFlorürlü macunla düzenli fırçalama, diş arası temizliği, yıllık değerlendirme
OrtaSon yıllarda 1-2 yeni dolgu, bölgesel diş eti kanaması, sık ara öğün6 ayProfesyonel temizlik, hedefli florür, beslenme sıklığının düzenlenmesi, arayüz fırçası eğitimi
YüksekBirden fazla erken lezyon, ağız kuruluğu, aşınma bulguları, çok sayıda eski restorasyon3-4 aySık takip, fotoğraf/radyografi ile lezyon izlemi, hekim önerisiyle güçlendirilmiş florür, ilaç ve reflü değerlendirmesi
Restorasyonu yoğun / implantlıKaplama, köprü veya implant varlığı3-6 ayKenar hattı denetimi, implant çevresi diş eti kontrolü, kişiye özel temizlik araçları

Muayenede yaptığımız şey bir kontrol listesini işaretlemekten fazlası. Diş eti ölçümleri, mevcut restorasyonların kenarları, kapanış ilişkisi, aşınma yüzeyleri, dil ve yanak mukozası, tükürüğün kıvamı ve varsa önceki kayıtlarla karşılaştırma hepsi aynı değerlendirmenin parçası. Bir önceki randevuya göre neyin değiştiğini görmek, tek seferlik bir fotoğrafa bakmaktan daha çok şey anlatıyor. Bu yüzden düzenli aralıklarla gelen hastalarda erken müdahale şansı belirgin biçimde artıyor.

Kontrol arasında beklemenizi önermediğimiz durumlar da var: bir hafta içinde geçmeyen ağrı, çiğnemede süregelen rahatsızlık, diş eti veya yüzde şişlik, sıcaklık değişimine karşı giderek artan hassasiyet, bir dişin kırılması ya da bir dolgunun düşmesi. Bu tabloların hiçbiri kendiliğinden düzelmeyi bekleyecek nitelikte değil; şikayet sürerse ya da artarsa randevu tarihini beklemeden hekiminize başvurun.

Sık Sorulan Sorular

Çürük gerçekten dolgu yapılmadan durdurulabilir mi?

Mine yüzeyinde henüz boşluk oluşmamış erken lezyonlarda durdurulabilir. Bu aşamada florür uygulaması, plak kontrolünün düzeltilmesi ve şekerli ara öğün sıklığının azaltılmasıyla yüzeyin yeniden mineralleşmesi desteklenebilir ve lezyon yıllarca ilerlemeden kalabilir. Yüzey çökmüş, gerçek bir kavite oluşmuşsa dokunun kendi kendine onarılması beklenemez; o noktada restorasyon gerekir. Hangi aşamada olduğunuza gözle ve gerektiğinde radyografiyle bakılarak karar verilir.

Diş taşı temizliği dişe zarar verir mi, minesini incelttir mi?

Uygun teknikle yapılan temizlik mine kalınlığını değiştirmez; uzaklaştırılan şey diş dokusu değil, yüzeyde sertleşmiş plak birikimidir. Temizlik sonrası bir süre hassasiyet duyulması olağandır, çünkü tartarın örttüğü diş yüzeyi ve diş eti kenarı yeniden dış ortamla temas eder. Bu his genellikle birkaç gün içinde azalır. Hassasiyet haftalar boyunca sürerse ya da artarsa hekiminize bildirmenizi öneriyoruz.

Florürlü macun yerine doğal içerikli macun kullanabilir miyim?

Çürük riski açısından florürün mine direncine katkısı iyi bilinen bir mekanizmadır ve florür içermeyen bir ürüne geçmek bu katkıyı ortadan kaldırır. Özellikle çürük geçmişi olan, ağız kuruluğu yaşayan ya da çok sayıda restorasyonu bulunan kişilerde bu tercih riski artırabilir. İçerik konusunda çekinceniz varsa kararı kendi başınıza değiştirmek yerine muayenede konuşup risk düzeyinize göre birlikte planlamak daha güvenli olur.

Ağız gargarası fırçalamanın yerine geçer mi?

Geçmez. Gargara plağı mekanik olarak kaldırmaz; fırça ve diş arası temizliği yapılmadığında yüzeyde kalan plak tabakasının altına da etki edemez. Gargarayı ancak hekim önerisiyle, belirli bir süre için ve mevcut bakımın üzerine eklenen bir destek olarak düşünmek doğru olur. Uzun süreli kullanımda ağız florasını ve tat algısını etkileyebilen ürünler bulunduğu için süresiz kullanım önermiyoruz.

Hiç şikayetim yokken diş hekimine gitmem gerekir mi?

Gerekir, çünkü çürüğün ve diş eti hastalığının erken evreleri ağrısızdır. Şikayet ortaya çıktığında süreç genellikle daha ileri bir noktada oluyor ve müdahale de daha kapsamlı hale geliyor. Risk düzeyiniz düşükse yılda bir ya da altı ayda bir kontrol yeterli olabilir; yüksekse aralık kısalır. Kontrolün asıl kazancı, bir önceki kayıtla karşılaştırma yapıp değişimi henüz küçükken görebilmek.

Koruyucu yaklaşımın özeti aslında sade: ağzınızdaki dengeyi asit tarafına kaydıran ne varsa onu azaltmak, koruyan ne varsa onu desteklemek ve bunu düzenli aralıklarla denetlemek. Bu üçünü yerine oturttuğunuzda diş hekimliği sizin için onarım değil bakım işine dönüşür. Muayenehanemizde her yeni hastayla ilk konuşmamızı bu çerçeveyi kurmaya ayırmamızın nedeni de bu.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Ağzınızla ilgili şikayetiniz sürerse ya da artarsa hekiminize başvurun.

Dr. Nesrin Sönmez

Dr. Nesrin Sönmez

Protetik Diş Tedavisi (Prostodonti) Doktoru

Dr. Nesrin Sönmez, protetik diş tedavisi (prostodonti) alanında doktorasını tamamlamış bir diş hekimidir. İstanbul Nişantaşı’ndaki muayenehanesinde estetik gülüş tasarımı, protez ve seramik uygulamaları üzerine çalışmakta; bilimsel yaklaşımı el işçiliğiyle birleştiren, kişiye özel planlanmış tedaviler uygulamaktadır.

Hakkımızda ›